Mustafa Özdemir ile Röportaj

Mustafa Özdemir ile Röportaj

Mustafa Özdemir / İmaş Makine Genel Müdürü

İmaş Makine, değirmencilik teknolojileri endüstrisinin öncü şirketlerinden biri. Öncelikle bize kısaca şirketinizin kuruluş tarihini ve sektöre nasıl bir yere ve role sahip olduğunu anlatır mısınız?

Şirketimiz 1989 yılında İttifak Holding bünyesinde kuruldu. Her zaman üst sıralarda olmayı hedefleyen şirketimiz Türkiye'de 3 büyük şirket arasında yer almaktadır. Dünya'da ise ilk 5 firma arasındayız. İmaş olarak; üretim, pazarlama ve satış sonrası hizmetler sürecini deneyimli profesyonel kadromuz ve uluslararası normlarda iş alışkanlıkları ile yürütüyoruz. Küresel ekonominin gereksinim duyduğu yeni teknolojiler, üretim hızı ve standardizasyonu, üretim maliyetlerinin minimize edilmesi, anında destek ihtiyacının çözümlenmesi ve kurumsal devamlılık ilkelerine hayatiyet kazandıracak bilgi, birikim, tecrübe ve sorumlulukla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Tahıl değirmenciliği sektöründe Milleral, yem değirmenciliği sektöründe Viteral, şerit ve daire testere tezgâhları sektöründe Cuteral ve çelik konstrüksiyon sektöründe Steral markasıyla faaliyet gösteriyoruz.

Milleral ile buğday, mısır, çavdar, yulaf, arpa gibi tahılların un ve irmik haline getirilmesinde kullanılan makinelerin ve komple tesislerin anahtar teslimi olarak üretim kurulum hizmeti sunuyoruz. Viteral ise, büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yemi üretmek için kullanılan makinelerin, anahtar teslim tesisler olarak üretilmesi ve kurulması hizmetini yem makineleri sektörüne taşıyan markamız…

Cuteral markamızla; açılı, yarı ve tam otomatik, mafsallı, sütunlu, hızlı kesim ve PLC gibi bir çok modelde testere tezgâhları ile birlikte yüksek hızlı kesim daire testere makinelerini sektöre sunuyoruz. Steral ile de; inşaat sektöründe, endüstriyel yapılar, hizmet binaları, sosyal binalar (otel, AVM, hastane), stadyum ve köprü gibi projeleri anahtar teslim gerçekleştiriyoruz.

Üretim tesisleriniz hakkında da kısaca bilgi verir misiniz? (Kaç metrekare, kaç çalışan, kullanılan teknoloji vs.)

Yaklaşık 60 bin metrekare açık alan üzerine yaklaşık 30 bin metrekare kapalı alanımız bulunuyor. 42 araçlık park alanımız, personelimizin kullanabileceği 1 km uzunluğunda yürüyüş yolumuz, basketbol ve voleybol sahamız yer alıyor. Fabrika yerleşimi üretim proseslerine ve planlamalarına uygun olarak dizayn edildi. Yaklaşık 2 bin metrekare hazır ve yarı mamul depo alanımız bulunuyor. 6 kw'lık fiber lazer makinemiz ile sac işleme hızını 3 kat artırdık. 5 Eksen CNC tezgâhlarımız ile de verimlilikte yüzde 40 artış elde ettik. Robot kaynaklarla da üretimin kalitesini yükselttik.

Türkiye’de çok sayıda değirmen makinesi üreticisi mevcut. İmaş, kıyasıya rekabetin olduğu bu sektörde un sanayicilerine ne vaat ediyor? Hangi nitelikleriyle ön plana çıkıyor?

İmaş’ın fark yarattığı temel noktalar: inovasyon, kalite, teknoloji, sürdürülebilirlik… Bir diğer önemli konu da 7/24 yedek parça ve teknik servis hizmeti vermemiz. Satış sonrası hizmetler için ProSupport olarak isimlendirdiğimiz ayrı bir ekibimiz var. Satış sonrasını çok önemsiyoruz ve bu alanda sürdürülebilir hizmet sağlamak iş önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Bize son dönemde hayata geçirdiğiniz önemli projeler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

2018 yılında Cezayir de 3 tane 500 tonluk - 300 Tonluk un üretim tesisi, 120 ton irmik üretim tesisi, Rusya da 240 ton un üretim tesisi, Özbekistanda 240 ton ve 60 ton un üretim tesisi,  Etiyopya da 100 ton un üretim tesisi, Mali de 100 tonluk un üretim tesisi ve dünyanın bir çok ülkesinde devreye aldığımız tesislerimiz bulunmaktadır. Ayrıca yine bu sene ülkemizde Torku firmasına 200 ton un üretim tesisi, Ekol Sera firmasına ise 300 tonluk un üretim tesisi devreye almış bulunmaktayız. Bununla birlikte bir çok ülkede montajı devam etmekte olup devreye alma aşamasına gelen projelerimizde bulunmaktadır. Devreye aldığımız her projeyi sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip ederek haberdar olabilirler. 

İmaş, Ar-Ge’ye en çok yatırım yapan şirketler arasında. Bu konuya özellikle odaklanan bir şirket. 2012’de Tübitak destekli Ar-Ge un değirmenini kurmuştunuz. Geçtiğimiz sene de yeni bir Ar-Ge merkezi kurdunuz. Bize Ar-Ge faaliyetlerinizden, bu konuya ayırdığınız bütçeden bahseder misiniz? Ar-Ge faaliyetlerinizin satışlarınıza ve marka değerinize katkısı ne oldu?

Şirket olarak Ar-Ge'ye çok önem veriyoruz. Türkiye'nin ilk 1000 ihracatçılarının arasında olduğumuz gibi Türkiye'de Ar-Ge’ye en çok yatırım yapan ilk 250 şirket arasında yerimizi aldık ve sektörde bir ilke imza attık. Bunun haklı gururunu yaşıyoruz. Geçtiğimiz yıl Ar-GE'ye yaptığımız harcama tutarı 6 Milyon TL'yi aştı. 2018 yılında da bu rakamın aynı seviyelerde olacağını bekliyoruz. Ar-Ge merkezimizin faaliyete geçmesiyle yatırımlarımızı artırdık. Yaptığımız bu yatırımlar ürün kalitemizi geliştirmemizde kısa sürede çok etkili oldu. Yeni ürün geliştirme konusunda da AR-GE merkezimiz hızla çalışmalarına devam etmekte olup, bu çerçeve de üniversite-sanayi iş birliğine de oldukça önem vermekteyiz. Üretim maliyetlerimizi aşağıya çekerken enerji verimliliği yüksek ürünler geliştirebildik ve bu da ihracatımıza olumlu yansıdı. Bu merkezimiz ile birlikte yenilikçiliğe odaklanmış, nitelikli istihdamı gelişmiş, katma değeri yüksek ürünler üretirken, verimliliği ve rekabet gücü yüksek bir ekonomik ortamın oluşturulmasına da katkı sağlamayı amaçlıyoruz.

Yurt dışı operasyonlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz? Kaç ülkeye satış yaptınız?  Özellikle odaklandığınız bir bölge var mı?

Sektöründe kendi patenti olan nadir markalardan biri olarak ön plana çıkan İmaş Makine olarak teknolojimizi Orta Asya’dan Orta Doğu’ya, Afrika ülkelerinden Türk Cumhuriyetlerine kadar taşıyoruz. Diğer yandan 2017 yılında Milleral markası ile Asya'dan Afrika'ya 19 anahtar teslim proje gerçekleştirdik. 2018 yılında devam eden projeleriyle birlikte bu sayıyı 39'a yükselttik. Kuzey Amerika, Avrupa, Afrika ve Asya'da 17 farklı ülkede projelerimize devam ediyoruz. Bugüne kadar toplamda 94 ülkeye ihracatımız bulunuyor. Özellikle odaklandığımız bölge ise Afrika… Diğer yandan dünyanın birçok yerinde fuarlara katılıyoruz. Örneğin son 2 ay içerisinde Türkiye, İran, Filipinler, Cezayir, Kenya, Almanya, Meksika, Nijerya ve Şili ülkelerinde düzenlenen fuarlarda yer aldık. Katıldığımız fuar sayısı bu yıl 30’a yaklaştı…

2011’de ABD’ye ofis açtınız. O tarihten bu yana ADM ve Ardent Mill gibi devlerin tedarikçisi oldunuz. Kuzey Amerika pazarında İmaş’a ilgi nasıl? Beklentileriniz ne kadar karşılık buldu?

Ofisi açtığımızda Amerika pazarının çok kolay olmadığını bilerek yola çıktık. İlk yıllarda belirli dirençler ile karşılaştık ancak yılmadan usanmadan çalışarak hizmet vermeye ve sektörde yer almaya devam ettik. Şu anda ADM gibi dünya devi şirketlerin farklı eyaletlerindeki değirmenlerine makine satışlarımızı sürdürüyoruz. Ayrıca, Kanada’daki değirmenlerine de satışımız devam ediyor. Cargil gibi Dünya devi bir şirketin tedarikçilerinin arasına girmek bizim için önemli bir övünç kaynağı.... Amerika pazarı 1. ligde oynayan yüksek standartta kalite ve servis sağlayan şirketlerin yer aldığı bir pazar… Biz de global bir oyuncu olduğumuzu, bu pazardaki aktivitelerimiz ve başarılarımız ile kanıtlamış bulunuyoruz. Bu şirketlerin yanı sıra Mennel, Fairview, Grain Craft gibi Amerika’nın bir çok eyaletinde değirmenleri olan büyük grupların da önemli tedarikçileri arasında yer alıyoruz.

Sizce değirmen sektörünün şu an karşılaştığı en büyük zorluklar neler?

Şu anda sektörde yaşanan en büyük zorluk; pazarın daralması, rekabetin gittikçe artması ve her geçen gün üretici sayısının artması ile kalite problemlerinin oluşması…

Un sanayicileriyle yakın temas halindesiniz. Müşterilerin, teknoloji çıtasını artıran değirmen makinecilerden ne gibi beklentileri var?

Özellikle beklenti; girdi maliyetlerinin düşürülmesi…  Bu da elektrik tüketiminin azaltılması, bakım maliyetleri ve çalışan insan sayısının azaltılması anlamına geliyor ki bu da full otomasyon yöntemi ile gerçekleştiriliyor.  Ayrıca değirmende durma oranını minimize ederek randıman rakamlarını en üst düzeyde tutmak…

Şirketinizin gelecek hedef ve beklentilerinden bahseder misiniz?

Amacımız dünya standartlarında en iyi değirmen makine üreticilerinin içinde, sıralama yapmaksızın müşteri memnuniyetinin en üst düzeyde tutulduğu, hem müşterilerimizin hem de çalışanlarımızın beklentilerinin ötesine geçecek kaliteli tesislerle hizmet vermek… Bu amacımız doğrultusunda; Türk firmaları içerisinde Ar-Ge ye en fazla yatırım yapan şirketiz. Hedefimiz sadece kendi şirketimize değer katmak değil, sektöre de katkı sağlamak…

Mustafa Bey, siz uzun yıllardır bu sektörde çalışan deneyimli bir profesyonelsiniz. Bize sektörde son yıllarda gözlemlediğiniz değişimleri anlatır mısınız?

Sektör her geçen gün daralıyor ve yeni pazar arayışları ve yeni pazarlara girmek hiç olmadığı kadar önemli bir hal almaya başlıyor. Ayrıca, satış sonrası servis sağlamak da en az proje satmak kadar önemli oluyor. Bunun için de mevcut yapının içinde değil ayrı bir birim kurularak bu konuya odaklanmak gerekiyor. İmaş olarak bu konuda Türkiye’nin öncü şirketi olmaktan büyük gurur duyuyoruz. 7/24 hizmet sağlayan ProSupport ekibimiz ile  95 dan fazla ülkede en iyi satış sonrası hizmeti sağlıyoruz. Kullandığımız otomasyon sistemi ile müşterilerimize online anlık hizmetler sunarak çözüm ortağı olduğumuzu her fırsatta kendilerine hissettiriyoruz.

Türkiye un ihracatında dünya lideri. Türkiye’nin başarısını neye bağlıyorsunuz? Sizce bu başarı sürdürülebilir mi?

Hiçbir başarı tesadüf değildir. Başarının yüzde 10’u yetenek, yüzde 90’ı ise çok çalışmadır. Bunun sürdürebilirliği çok çalışma ile gerçekleştirilebilir. Türkiye’nin bunu devam ettireceğine ve daha büyük başarılara imza atacağına inanıyorum.

Karadeniz komşularımız Rusya ve Ukrayna tahıl üretimini her yıl artırıyor. Yanı başımızdaki bu tahıl devleri, değirmencilik sektörüne de ciddi yatırım planlıyor. Bu bölgede yatırım potansiyeli görüyor musunuz?

Söz konusu pazarda hammadde üretimi, özellikle mısır ve buğday üretimi, gün geçtikçe artıyor. Daha fazla değer katarak satış marjlarını artırmak amacıyla değirmenciliğe de ciddi yatırımlar yapılacağını umuyoruz. Ancak Rusya da hali hazırda uygulanan ambargoların ciddi bir engel oluşturabileceğini ama bunun pazarın yönelimini yavaşlatmaktan öteye bir etkisinin olmayacağını öngörüyoruz.

Bunların dışında özellikle eklemek ve değinmek istediğiniz bir husus var mı?

Hem şirket hem de ülke olarak; teknolojiye, Ar-Ge’ye yapılacak yatırımlar bizim dünya pazarında daha çok söz sahibi olmamızı sağlayacaktır. İmaş olarak bu bilinçle çalışıyor ve geleceğe sağlam adımlarla ilerliyoruz. Müşterilerimize, sektöre ve ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğiz.